İnsanoğlu evrene daha fazla ne kadar zarar verebilirdi? Evren daha buna ne kadar izin verebilirdi? Göz göre göre ölüme terk edilen hayvanlar, masum çocuklar ise cabası…
Ozon tabakası delindi, iklimler değişti ve küresel ısınma başladı, kutup ayıları öldü, kangurular ve koalalar yok oldu… İnsanlık hep seyretti. Dev gibi buz dağları eridi, umursamadık. Savaşlarda ölen günahsız çocukların bedenleri denizde karaya vurdu, yine sustuk. Binlerce deve öldürüldü, dünya düzenini bozmadan, aldırış etmeden yaşamaya devam etti.
Biz ise sosyal medyada göstere göstere herkese, yaşamaya devam ettik. Yedik, içtik paylaştık. Diğerleri yedi mi düşünmedik? Yavaş yavaş insan insana düşman oldu. Doğayı, hayvanları bırakın birbirimizi görmeye tahammül edemez hale geldik. Yorduk ve ziyadesiyle yorulduk…
İnsanlıktan şikayet ettik ancak hiç kimse, değişime kendisinden başlamadı. Toplumca değiştik, dünyaca değiştik, insanlık olarak değiştik ama fark etmedik yada etmek istemedik. İnsanlığı unuttuk, yardımı unuttuk, cana değer vermeyi unuttuk, hayvanları unuttuk, doğanın düzenini unuttuk…

Evren Bize Anlatmaya Çalışıyor?
Gün geldi ki bir virüs salgını; genç yaşlı demeden, ırk memleket gözetmeden insanların canlarını almaya başladı. Şuan dünyaca yaşadığımız bu zor günler, aslında evrende bize gelen tehlikeli bir mesaj olabilir mi?
Her gün fark etmeden hatta şikayet ederek yürüdüğünüz yolları mı özlediniz? Beğenmediğiniz ettiğiniz işinizi yapmak için şimdi belki çaba harcıyorsunuz? En sevdiğiniz cafe kapandı ya da her hafta sonu gittiğiniz eğlence merkezleri artık yok mu?
Demek ki bir yerlerde bir şeyleri yanlış yaptık. Afrika’da açlıktan ölen çocuklar, kaç kere aklımıza geldi o en sevdiğimiz restorantta, en sevdiğimiz menüyü yerken?!
Devletler, milletler, ülkeler, şehirler, insanlar yok oluyor şimdi… Üstelik gözle göremediğimiz, önlem alsak da kaçamadığımız bir hastalık virüsü yüzünden. Evren bize ihtarını vermeye yeni yeni başladı. Anlaşılan o ki; unuttuğumuz insanlığı geri kazanmamız, yeni bir yaşam tarzı oluşturmamız gerekiyor.
Oturup sıkça düşünmeye fırsat bulduğumuz şu günlerde, aslında mantıklı sistemsel bir düşünce ile tüm taşlar yerine oturmuyor mu?

Hala Akıllanmadık Mı?
Okullar, ibadethaneler, iş yerleri, kamusal alanlar kısaca kapandı. Bırakın çıkıp temiz havada yürümeyi, sevdiklerimizi göremez olduk. Sevdiğine sarılıp, öpemeden yaşamakta neyin nesiydi? İnsanlara yaklaşamamak, herkese potansiyel virüs taşıyıcısı gözüyle bakmak… Kafamıza vura vura öğretmiyor mu bazı şeyleri şimdi evren bize?
Sanayi durdu, ticaret neredeyse bitmek üzere… Dünya genelinde milyonara çalışan işinden oldu. İnsanlık nereye doğru gidiyor, bu bir felaket değil miydi? Hala akıllanmadık mı?
Evrenin doğası gereği; alınması gereken ders, alınmadığı sürece bu durum devam edecek. Almamız gereken dersi, herkes kendi payına düşeni aldığında; daha hümanist, daha sevecen, daha tamahkar toplumlar haline geldiğimizde sona erecek her şey.

Korona Virüs’ ün Dünyaya Etkileri:
Çin’ de başlayan korona virüs salgını; İtalya, İspanya, Almanya, Amerika başta olmak üzere içerisinde Türkiye’nin de bulunduğu 100’den fazla ülkede kendini göstermeye devam etmeye ve hızla yayılmaya devam ediyor.
Çin ekonomisi hızlı bir şekilde çöküyor, insanları korumak amaçlı uygulanan sokağa çıkma yasakları ile dünya ülkeleri büyük bir ekonomik krize doğru sürükleniyor. İtalya’nın tamamen pes etmiş olmasının yanında İspanya ve diğer güney ülkeleri aynı sona doğru gidiyor.
Zamanın ne getireceği bilinmez ancak korona virüsü sonrasında normal yaşama dönüldüğünde; yeni ekonomik ve siyasi sistemler ile yeni toplum modelleri, yeni bireysel ilişkileri de beraberinde getireceği bir gerçek.
Umarız Dünya Ülkeleri, evrenden gelen bu mesajı iyiye yorumlar ve savaşlar biter, insanlık yeniden anlam kazanır. Doğaya yeniden önem vermeye başlanır, insan ve hayvan katliamları son bulur… Şimdiki gibi tüm ülkelerin insanları birbirlerinde destek olmaya, hem kendi ülkelerindeki, hem de yeryüzündeki tüm insanlığa karşı farkındalık oluştururlar.